Barış Makale ERKE

 

Barış DAĞDEVİREN

Mechanical Engineer

ERKE Sürdürülebilir Bina Tasarım ve Danışmanlık

 

 

 

 

Gün geçtikçe iklim değişikliğinin etkileri daha hissedilebilir bir hal almaktadır. Son zamanlarda ülkemizde ve dünya genelinde olağanın üzerinde gerçekleşen sel, kasırga gibi aşırı hava olayları ve normalin dışında seyreden hava sıcaklıkları iklim değişikliğinin gözle görülebilir etkilerini göstermektedir. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için ulusal ve uluslararası politikalar belirlenmektedir. Bu politikaların en başında enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımı gelmektedir.

Dünya üzerinde enerji tüketiminin büyük bir bölümünü binalar, binalarla ilişkili altyapılar, ulaşım aktiviteleri ve benzer etmeler oluşturmaktadır. Bu durum günümüzün büyük bir bölümünü geçirmekte olduğumuz binalarla ilişkili olarak sera gazlarının iklim değişikliğine ne denli etki ettiğini göstermektedir.

Dünyada binaların doğaya, insana ve ekonomiye etkilerini azaltmak için bazı yeşil bina derecelendirme sistemleri bulunmaktadır. Bunlardan biri de Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş yeşil bina derecelendirme sistemlerinden biri olan LEED’dir (Leadership in Energy and Environmental Design). LEED, bina ve kent ölçeğinde sürdürülebilir tasarım, inşaat ve işletme kriterlerini ortaya koymaktadır.

USGBC son geliştirmiş olduğu son sürümü LEED v4, 9 kategori altında zorunlu ön koşul ve kredilerden oluşmaktadır. Toplam 110 puandan oluşan LEED derecelendirme sistemi yapıları 4 seviyede değerlendirmektedir. Bu seviyeler,

LEED Sertifikası

LEED Gümüş Sertifikası

LEED Altın Sertifikası

LEED Platin Sertifikası’dır.

Zorunlu önkoşullar sağlandığında ve kredi gereklilikleri yerine getirildiğinde en az 40 puan ile LEED Sertifika alınmaya hak kazanılmaktadır. Belirlenen krediler sağlandıkça kazanılan puan artmakta ve sertifika seviyesi yükselmektedir.

LEED v4 sürümünün geliştirilmesinin en önemli sebebi binaların küresel iklim değişikliğine etkilerini tersine çevirmektir. LEED v4 ile yapı planlaması, tasarımı, inşaatı, işletme operasyonları ve ömrünün yanı sıra enerji, su, iç mekan kalitesi, malzeme seçimi ve yer seçimi de ele alınmaktadır. Atıkların azaltılması, alternatif ulaşımın etkinleştirilmesi, yeşil alanların korunması, çatılarda ve sert peyzaj alanlarında yeni yeşil alanlar oluşturulması hedeflenmektedir. LEED’in iklim değişikliği konusunda izlemekte olduğu stratejiler;

Bina işletmesi sırasında ortaya çıkan sera gazı emisyonlarının azaltılması: Bina enerji performansının optimize edilmesi kredisiyle birlikte doğrudan binada kullanılması düşünülen ısıtma, soğutma ve havalandırma sistem ve ekipmanlarının ASHRAE standartlarına uygun olarak enerji verimli seçilmesi, standartlara uygun cephe yalıtımının yapılması ve aydınlatma tasarımında LED aydınlatma armatürlerinin kullanılması enerji tüketiminin azaltılmasında başlıca rol oynayacak etmenlerdir.

Ulaşımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılması: Bina kullanıcıları ve ziyaretçiler toplu taşıma araçlarının kullanımı, düşük emisyonlu ve yeşil araçların kullanımı ve bisikletlerin kullanımı konusunda teşvik edilmektedir. Proje lokasyonun toplu taşımaya araçlarına göre seçilmesi, bisiklet yolları ve bisiklet park yerleri, düşük emisyonlu araçlar ve yeşil araçlar için bina girişlerine yakın öncelikli park yerleri, paylaşımlı araçlar ile bu teşvikler desteklenmelidir.

Yeşil enerji ile sera gazı emisyonlarının azaltılması: Enerji arzının yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sağlanması ve karbon kredisi satın alımı ile yenilenebilir enerji üretimi teşvik edilmelidir.

Malzeme üretimi ve su kullanımına bağlı enerji tüketiminden kaynaklana sera gazı üretiminin azaltılması: Malzemelerin üretimi, nakliyatı, montajı, bertaraf edilmesi, hammaddenin işlenmesi için gereken enerji kullanımını azalmak için önlem alınması beklenmektedir.( Malzemelerin yeniden kullanımı, geri dönüşüm vb.) Binalarda iç ve dış mekanlarda su verimli uygulamalar yapılması gerekmektedir. Seçilen armatürlerin su tüketim değerlerinin düşük, verimli armatürler olması, gri su, siyah su gibi gelişmiş atık su arıtma sistemlerinin kullanılması, yağmur suyu yönetimi yapılarak peyzaj sulamada şebeke suyu kullanımının azaltılması, peyzaj tasarımında endemik bitkilerin kullanılması, peyzaj sulamada damlama sulama gibi verimli sulama sistemlerinin tercih edilmesi binalardaki su tüketimini azaltmaktadır. Su tüketiminin azaltılması sonucunda suyun kaynağından binaya çekilmesi, işlenmesi ve pompalanması için gereken enerji ihtiyacı azalmaktadır.

Enerji tüketimi dışında küresel ısınma potansiyelinin azaltılması: Yeşil alanların arttırılması, çatılarda ve sert peyzaj alanında açık renkli  ısı adası etkisinin azaltılması, ozon delinmesi ve küresel ısınmaya etkisi düşük soğutucu akışkan seçimi ile binaların iklim değişikliğine etkisi azaltılmaktadır.

LEED ile birlikte geleneksel yapılara göre daha sağlıklı, çevreci ve ekonomik olarak tasarruflu binalar ortaya çıkmaktadır. Her geçen gün LEED sertifikalı bina sayısı ve LEED sertifikasına olan talep artmaktadır. LEED yatırımcılar, işverenler ve kiracılar için bir tercih nedeni haline gelmiştir.

Barış DAĞDEVİREN

Makine Mühendisi

 

“Bu makale BEST Dergisinden alınmıştır.”